Skip Navigation Links
ANA SAYFA
DOSYALAR
MAKALELER
ŞİİRLER
KAVRAMLAR
PORTRELER
SİZDEN GELENLER
YAZI GÖNDERİN
::Haftanın Gündemi
Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine, insanlar arasında yürüyeceği bir nur verdiğimiz kimsenin durumu, hiç, karanlıklar içinde kalmış, bir türlü ondan çıkamamış kimsenin durumu gibi olur mu? İşte kafirlere, işlemekte oldukları çirkinlikler böyle süslü gösterilmiştir. 6/122

::Ziyaretci Defteri
İnsanı selamlamak Allah’ı zikretmektir
22.01.2010 23:45:14

Medeniyet tarihinin en uzun soluklu çabaları olan kültürel ve sanatsal etkinliklerin mazbut platformlarından olan kim okur u lamucim sit eyazarları olarak sekiz aydan beri takip ediyoruz. Başarılar dileriz.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




PORTRELER
portre resmi TİRMİZİ (209/824-279/892)
Tirmizi (209/824-279/892)
devamı >
portre resmi BİRUNİ (973-1051)
Biruni hastalıkları tedavi konusunda değerli bir uzmandı. Yunan ve Hint tıbbını incelemiş, Sultan Mes’ud’un gözünü tedavi etmişti. Otların hangisinin hangi derde deva ve şifa olduğunu çok iyi bilirdi. Eczacılıkla doktorluğun sınırlarını çizmiş, ilaçların yan etkilerinden bahsetmiştir. Bîrûnî, Cebir, Geometri ve Coğrafya konularında bile o konuyla ilgili bir âyet zikretmiş, âyette bahsi geçen konunun yorumlarını yapmış, ilimle dini birleştirmiş, fennî ilimlerle ilahî bilgilere daha iyi nüfuz edileceğini söylemiş, ilim öğrenmekten kastın hakkı ve hakikatı bulmak olduğunu dile getirmiş ve "Anlattıklarım arasında gerçek dışı olanlar varsa Allah’a tevbe ederim. Razı olacağı şeylere sarılmak hususunda Allah’tan yardım dilerim. Bâtıl Şeylerden korunmak için de Allah’tan hidayet isterim. İyilik O’nun elindedir!" demiştir.
devamı >
portre resmi ÖMER B. ABDULAZİZ
Babası Eyalet Valisi olan bir çocuğu çevreleyen bütün konfor ve lüks hayat Ömer b. Abdülaziz için de geçerliydi. O vali konaklarının standardına uygun bir hayat yaşıyordu. Babası çok zengindi. Konaktaki hizmetçi ve halayıklar küçük Ömer’in gözünün içine bakıp duruyorlardı. Hele yaratılışındaki seçkinlik ona bu konak ve sarayda apayrı ilgi ve alaka atmosferi hasıl ediyor ve bu küçük çocuk elden ele bir gül demeti gibi dolaşıyordu. Solmasın diye hiç kimse koklamaya kıyamıyordu.
devamı >
portre resmi FETHİ GEMUHLUOĞLU (1923-1977)
Fethi GEMUHLUOĞLU (1923-1977)
devamı >
portre resmi ŞEHİD DR. FETHİ ŞİKAKİ (1951 - 1995)
ŞEHİD DR. FETHİ ŞİKAKİ (1951 - 1995)
devamı >
portre resmi İZZEDDİN - KASSAM (1882-1935)
izzeddin - KASSAM (1882-1935)
devamı >
portre resmi ŞEYH ŞERİF AHMET
Şeyh Şerif Ahmet
devamı >
portre resmi BARTHOLOMEOS
Fener Rum Patriği. Ekim 1991’de Patrik I. Dimitrios vefat edince, yerine sağ kolu Kadıköy Metropoliti Bartholomeos seçildi. Gökçeada’da doğan ve Heybeliada Ruhban Okulu’nu birincilikle bitiren i yeni patrik, 2 Kasım 1991’de görevi devraldı.
devamı >
portre resmi EKMELEDDİN İHSANOĞLU ( 1943)
Ekmeleddin İhsanoğlu ( 1943)
devamı >
portre resmi SADDAM HÜSEYİN (1937 - 2006)
Saddam Hüseyin (1937 - 2006)
devamı >
portre resmi İSA YUSUF ALPTEKİN ( 1901)- (17.12.1995)
İsa Yusuf Alptekin ( 1901)- (17.12.1995)
devamı >
portre resmi ŞEYH BEDREDDİN ( .... - 1420)
Şeyh Bedreddin ( .... - 1420)
devamı >
portre resmi MEHMET EMİN AGA (1931 - 2006)
Mehmet Emin Aga (1931 - 2006)
devamı >
portre resmi ASLAN MASHADOV (1951 - 2005)
Aslan Mashadov (1951 - 2005)
devamı >
portre resmi HİLMİ ZİYA ÜLKEN
Türk kültürüne fikir, felsefe, sanat ve edebiyat sahasında birbirinden önemli eserler veren bu büyük adamın gece gündüz uyumadan çalıştığına birbirinden çok ve önemli eserleri şahittir. 1901 yılında kimyager Mehmet Ziya Beyin oğlu olarak İstanbul’da doğmuştur. Annesi Müşfike Ülken Kırım savaşı sonrasında Türkiye’ye göç ederek yerleşen bir aileden gelmektedir. Çeşitli okullarda sürdürdüğü tahsilini 1921’de Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde tamamlamıştır.
devamı >
portre resmi MOLLA HÜSREV
Feramerz bir Fransız subayıdır. Türklerle nerede ve ne zaman tanışır bilemeyiz ama ecdadımıza hayran olur. Nitekim kendi rızası ile İslâm’ı seçer ve Feramuz adını alır. O devir Fransa’sında Müslüman olmak zor Müslümanca yaşamak daha zordur. Mübârek kalkar Anadolu’ya gelir ve Sivas Tokat civarında bir kuytuya yerleşir. Oğluna âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimizin adını koyar. Kızını Osmanlı Emirlerinden Hüsrev Bey’e verir.
devamı >
portre resmi AHMET YESEVİ (1093 - 1156)
Ahmet Yesevi (1093 - 1156)
devamı >
portre resmi FRİTHJOF SCHUON (1907 - 1998)
Frithjof Schuon (1907 - 1998)
devamı >
portre resmi BENİTO MUSSOLİNİ (1883 - 1945)
Benito Mussolini (1883 - 1945)
devamı >
portre resmi MEVLANA MUHAMMED CELALEDDİN-İ RUMİ (1207 - 1273)
Mevlana Muhammed Celaleddin-i Rumi (1207 - 1273)
devamı >
portre resmi ALÂEDDİN ÖZDENÖREN (1940 - 2003)
Türk Edebiyatı’nın önde gelen hikayecilerinden Rasim Özdenören’in ikizi olarak 20 Mayıs 1940’ta Kahramanmaraş’ta dünyaya gelen Alâeddin Özdenören, ilk ve orta öğrenimini Maraş, Tunceli, Malatya ve İstanbul’da tamamladı. 1966 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü bitiren Özdenören, İstanbul, Maraş, Çorum, Mersin ve Ankara’da çeşitli okullarda öğretmen olarak görev yaptı. 1991 yılında Kültür Bakanlığı Müşavirliği’ne atanan Özdenören, bu görevindeyken emekli oldu ve emekliliğinden sonra Balıkesir’e yerleşti.
devamı >
portre resmi WİLLY BRAND (1913 - 1992)
Willy Brand, 18 Aralık 1913’de tezgahtar bir kadının gayri meşru çocuğu olarak Lübeck’de doğdu. Gerçek adı Herbert Ernst Karl Frahm’dır. Annesinin etkisiyle sosyalizmle küçük yaşta tanıştı, 14 yaşındayken partinin yerel yayın organı Lübecker Volksbote’ye (Lübeck HalkHabercisi) yazmaya başladı. 16 yaşında, SPD’nin (Alman Sosyal demokrat Partisi) gençlik örgütü S.A.J’a (sosyalist İşçi Gençlik), bir sene sonra SPD’ye üye oldu. 1931’de SPD’den ayrılan sol kanadın kurduğu SAP’a (sosyalist İşçi Partisi) geçti. 1932’de liseyi bitirdi. 11-12 Mart 1933’de Willy Brant kod adıyla SAP’ın Dresden’de illegal olarak düzenlediği kongreye katıldıktan bir süre sonra, tutuklanacağını öğrenince bir balıkçı teknesiyle Danimarka üzerinden Norveç’e kadar kaçtı.
devamı >
portre resmi EL-BİRUNİ (973 - 1051)
Yaşadığı çağa damgasını vurup " Biruni Asrı" denmesine sebep olan zekâ harikası bilgin 973 yılında Harizm’in merkezi Kâs’ta doğdu. Esas adı Ebû Reyhan b. Muhammed’dir. Küçük yaşta babasını kaybetti. Annesi onu zor şartlarda, odunsatarak büyüttü. Daha çocuk yaşta araştırmacı bir ruha sahipti. Birçok kOnuyu öğrenmek için çılgınca hırs gösteriyordu. Tahsil çağına girdiğinde Hârizmşahların himayesine alındı ve saray terbiyesiyle yetişmesine özen gösterildi. Bu aileden bilhassa Mansur, Bîrûnî’nin en iyi bir eğitim alması için her imkânı sağladı.
devamı >
portre resmi JEAN BAUDRİLLARD (1929 -2007)
Simülasyon kuramını oluşturan ünlü Fransız düşünür Jean Baudrillard, 1929 yılında Reims’de dünyaya geldi. Baudrillard, meslek yaşamında ilk önce Almanca öğretmenliği yaptı ve 1966 yılında Nanterre Üniversitesi’nde Henri Lefebvre ile çalışmaya başladı. Bertolt Brecht’ten şiirler, Peter Weiss’den tiyatro oyunları ve Wilhelm E. Mühiman’ın "Üçüncü Dünya’nın Devrimci Cennetleri"ni çeviren yazar; ders ve konferanslar vermek üzere başta ABD ve Japonya olmak üzere dünyanın pek çok ülkesine gitti. Nanterre Üniversitesi’nde sosyoloji dersleri veren Baudrillard, "profesörlük" unvanını ancak 1990 yılında alabildi. Yirmi yıldan uzun bir süre başasistan olarak kaldı!
devamı >
portre resmi SAİD SİYAM
Filistin Meclisi’ne 2006 seçimlerde Hamas’ın listesinden giren Şeyh Said Siyam 50 yıllık ömrünü Allah’a itaatta geçirdi. Hayatı; fedakarlık, Allah’a itaat, işgale karşı direniş ve Filistin halkına hizmetle geçen Siyam 22 Temmuz 1959 tarihinde Gazze’nin batısında bulunan eş-Şati mülteci kampında doğdu. Aslen işgal edilmiş 48 topraklarında bulunan Askalan şehri yakınlarındaki el-Cevre köyündendir. Zorluk ve sıkıntılarla dolu bir çocukluk döneminden sonra 1980 yılında Ramallah’taki Daru’l-Muallimin’den mezun olup Fen Bilimleri ve Matematik öğretmenliği diploması aldı. Daha sonra Kudüs Üniversitesi’nde eğitimine devam eden Siyam 2000 yılında, İslam Eğitimi alanında lisans diploması aldı.
devamı >
portre resmi ŞEYH EDEBALİ (1206 - 1326)
Aslen Karamanlıdır. İlk tahsilini memleketinde yapan Edebali, tahsilini Şam’da tamamladı. Tefsir, hadis, tasavvuf ve özellikle İslam Hukuku da ihtisas sahibidir. Hz. Mevlana gibi, zamanının büyüklerinin sohbetinde bulundu. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Sultan Osman Gazi’nin kayınpederidir. Zamanının büyük alim ve velilerindendir. Doğum tarihi kesin olmamakla beraber, Hicri 603 Miladi 1206 yıllarında doğduğu tahmin edilmektedir.
devamı >
portre resmi ŞEYH İZZETTİN EL-KASSAM (1880-1935)
Şeyh İzzettin Kassam ilmiyle, takvasıyla, cesaretiyle, kararlılığıyla ve İslâmi duyarlılığıyla kendinden sonra gelenlere örnek olmuştur. Çok ibadet ederdi. Namazı cemaatle kılmaya düşkündü. Teheccüt namazına devam ederdi. Namazdan sonra Allah’ı çokça zikreder ve çoğunlukla oruçlu olurdu. Suriye’den Filistin’e altı kardeşiyle birlikte gelmişti. Ailesiyle beraber bir evde kalıyor ve beraberce yiyip içiyorlardı. Batı medeniyetinin getirdiği şatafatlı şeylere iltifat etmiyor, bilakis onlardan tiksiniyordu. Evinde çok gerekli ihtiyaç maddelerinden başka bir şey yoktu. Hatta bir halı, bir divan bile bulunmuyordu.
devamı >
portre resmi HALİT MEŞAL
HAMAS’ın genel yöneticisi olarak seçilen Halid Meş’al, çevresinde Ebu’l-Velid künyesiyle tanınır. Künye verilmesi işi tüm Araplarda olduğu gibi Filistinlilerde de yüzyıllardan beridir devam eden bir gelenektir ve şu anki özerk yönetim lideri Yasir Arafat’ın künyesi de Ebu Ammar’dır. Halid Meş’al 1956’da Filistin’in Batı Yaka bölgesinde bulunan RamAllah şehrinin Selvad kazasında dünyaya geldi. İlköğrenimini doğum yeri olan Selvad’da tamamladı. 1967 Haziran Savaşı’nda İsrail işgal kuvvetlerinin Batı Yaka bölgesini işgal etmeleri üzerine ailesiyle birlikte Kuveyt’e göç etti. Orta, lise ve üniversite öğrenimini de Kuveyt’te tamamladı. Kuveyt Üniversitesi’nde öğrenci olduğu sırada buradaki Filistinli öğrenciler arasında İslami akımın başkanlığını yaptı.
devamı >
portre resmi ABDULKADİR UDEH
Bana şehadeti nasip eden ALLAH’a şükrediyorum. Şunu bilin ki benim kanım sizin inkilabınızı boğacaktır."
devamı >
portre resmi SEDAT YENİGÜN
“... Biz işte böyle mücadele eder, böyle ölürüz! Ölüme, düğüne gider gibi gideriz. Biliriz ki ölürsek şehid, kalırsak gaziyiz...” 5 Temmuz 1980 Cumartesi akşamı Fatih Akşemsettin’de katillerin kurşunlarına hedef olan Sedat Yenigün kardeşimiz, şehid oluyordu. Sedat Yenigün, şehadetinden bir süre önce o zamanlar yayınlanmakta olan ve kendisinin de bilfiil katkısında bulunduğu “İslami Hareket” gazetesinin yeni sayısıyla ilgili toplantıdan ayrılmış, ikindi namazı için Hırka-i Şerif Camii’ne gitmişti... Oradan da her zaman uğradığı berbere giderken kendini takip eden katillerden habersizdi. Berberde otururken içeri giren iki kişinin kurşunlarıyla şehid oluyordu.
devamı >
portre resmi KOÇİ BEY
XVII. yy’da yetişen meşhur bir Türk müellifidir. İsmi muhtelif kaynaklarda Koçi, Kuçi, Koca şekillerinde yazılmaktadır.[1] Türklerin Monteskiyö’sü olmaya hak kazanmış değerli bir şahsiyettir. Koçi kelimesinin adından çok lakabı olması gerektiği düşünülmektedir. Arnavutça “Kuç” kelimesi kırmızı anlamındadır. İhtimali yüzünün kırmızı olmasından dolayı bu isim verilmiştir.[2] Koçi Bey’in hayatı hakkında kesin bilgiler olmamakla beraber bilinenler şunlardır:
devamı >
portre resmi İBN FARH EL-KURTUBÎ (61.-671)H
Ebû Abdullah Muhammed İbn Ahmed İbn Ebî Bekr İbn Farh el-Kurtubî, Endülüs’ün yetiştirdiği büyük âlimlerdendir. Kurtuba’da çiftçilikle uğraşan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Kurtubî öğrenim çağına girince önce Arapça ve şiir, sonra da Kur’ân-ı Kerim öğrendi. 627/1230’da babasının vefatından sonra da tahsiline devam ederek Rebî İbn Abdurrahman İbn Ahmed (ö. 633/1235), İbn Ebî Hucce adıyla meşhur olan Ebu Ca’fer Ahmed (ö. 643/1245) gibi âlimlerden dilbilgisi, nahv, belâgat, Kur’ân ilimleri, Fıkıh dersleri aldı.
devamı >
portre resmi ŞÂTIBÎ
İbrahim b. Musa b. Muhammed’dir. eş- diye meşhur olmuştur. Endülüs’lü ve Gırnata’dandır. Mâlikî mezhebine mensuptur. Hâfız ve büyük bir müctehid, usûlcü, müfessir, muhaddis, fakih, dil bilgini… kısaca çok yönlü bir âlimdi. Öbür taraftan verâ’ sahibi, sâlih, zâhid, sünnî bir zattı.
devamı >
portre resmi İMÂM CAFER’ÜS SÂDIK
Hz.İmâm Cafer’üs Sâdık, Hicret’in 83. yılında Rebîülevvel ayının 17. gününde Medine-i Münevvere’de dünyaya gelmişlerdir. Babaları Hz.İmâm Muhammed’ül Bâkır, anneleri Ümmü Ferve’dir. Künyeleri “Ebû Abdullah, Ebû İsmail” ve “Ebû Mûsâ”dır. Lâkapları “Sâdık”tır. Hz.İmâm Cafer’üs Sâdık’ın 7 erkek, 3 kız olmak üzere 10 evlâtları olmuştur. Kendileri, Hz.İmâm Muhammed’ül Bâkır’ın Hak’ka kavuşmalarından önce oğullarını ve “Ehl-i Beyt’i” seven seçkin kişileri huzûrlarına davet ettiklerini, onlara Kur’ân-ı Kerîm’in; “Oğullarım, Allah size bu dini seçti; artık siz de ancak Müslümanlar olarak ölün” meâlindeki Bakara 132. âyet-i kerîmesini okuduklarını, sonra yüzlerini kendilerine döndürüp; “Ben vefât edince na’şımı yere koy, beni yıka, Cuma günleri giyindiğim elbisemle kefenle, kabrime indirince kefenimin bağlarını çöz, defnimden sonra mezarımı dört parmak miktarı yükselt” buyurduklarını, sonra huzûrundakilere dışarı çıkmalarına izin verdiklerini rivâyet etmişlerdir.
devamı >
portre resmi FAHREDDİN RAZİ ( 06.08.1148)- (21.08.1208)
Horasan’da yetişmiş, meşhur din ve fen âlimi. İsmi, Muhammed bin Ömer bin Hüseyin bin Hüseyin bin Ali et-Teymî el-Bekrî’dir. Künyesi Ebû Abdullah ve Ebü’l-Me’âlî, lakabı Fahrüddîn’dir. Allâme, Şeyhülislâm ve Fahr-i Râzî denilmiş, İbn-i Hatîb-ir-Rey (Rey Hatîbi’nin oğlu) diye tanınmıştır. Soyu Kureyş Kabîlesine ulaşır. Aslen Taberistanlıdır. 1149 (H.544) senesinde Rey şehrinde doğdu. 1209 (H.606) senesinde Herat’ta vefât etti. Fahrüddîn-i Râzî, önce büyük bir âlim olan babası Ziyâüddîn Ömer’den ders aldı. Babası, Muhyissünne Muhammed Begavî’nin talebelerindendi. Râzî fen ilimlerini Necd-i Cîlî’den, fıkıh ilmini Kemâl Simnânî’den öğrendi. Bunlardan başka asrının büyük âlimleriyle görüştü ve onlardan ilim öğrendi. Şeyh Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin sohbetinde bulunmak sûretiyle tasavvufta olgunlaştı.
devamı >
portre resmi TABERÎ
H. III-IV (M.9-10) asırlarda yetişmiş, fıkıh, hadis, tarih, dil, tefsir ve kırâat ilimlerinde otorite olmuş âlim. Tam adıyla Ebû Cafer Muhammed ibn Cerîr et-Taberî. Taberistan’ın mul şehrinde 224/838 yılı sonlarında dünyaya geldi, ilk tahsilini burada yaptı. Yedi yaşında hafız oldu, dokuz yaşında hadis ezberlemeye başladı. İlim tahsili için Rey, Basra, Kûfe, Medine, Suriye ve Mısır gibi şehir ve ülkeleri dolaştıktan sonra, hilâfet merkezi olan Bağdad’a yerleşti. Kaynaklar onun hocaları ve talebeleri için uzun bir liste vermektedir. Zamanında hadis, fıkıh (Hanefi, Şâfiî ve Mâlikî fıkıhları), kırâat, tarih ve edebiyat sahalarında meşhur olan birçok âlimden ders aldı, yetiştikten sonra da bütün bu ilimlerde eserler verdi. Kırk sene süreyle, her gün kırk varak yazmak suretiyle, son derece hacimli eserler meydana getirdi.
devamı >
portre resmi HASAN NASRALLAH
Seyyid Hasan NasrAllah 31 Ağustos 1960’ta Lübnan’ın güneyinde bulunan el-Bezuriye köyünde dünyaya geldi. Babası Abdulkerim manavlıkla meşguldü. Hasan, babasına yardımcı olmak için onun dükkanına gidip geliyordu. Dükkanın duvarında İmam Musa Sadr’ın resmi asılıydı. Bu resim Seyyid Hasan’ın, İmam Musa Sadr’a yönelik sevgisinin ve o zaman Mahrumlar Hareketi olarak biline Emel hareketine karşı ilgisinin ilk kıvılcımı olmuştu.
devamı >
portre resmi EBU’L ALA EL MEVDUDI
Üstad Mevdudi, 25 Eylül 1903 tarihinde Haydarabat vilayetine bagli Örnekabad’da dünyaya geldi. Ailesi ilme ve dine olan hizmetiyle meshurdur. Mevdudi’nin soyu Seyh Kutbuddin Mevdudi’ye uzanir. Bu zat hicri altinci yüzyilda Hindistanda yasamis ve Çestiye tarikati seyhidir.. Mevdudi’nin babasi kültürlü bir savci idi. Asirdaslarindan bir çogunu aldatân bati medeniyeti onu da rahatsiz etmistir.
devamı >
portre resmi MUHAMMED HÜSEYİN BEHEŞTİ
Muhammed Hüseyin Beheşti, 1928 yılında İran’ın İsfahan şehrinde doğdu. Ulemadan bir aileye mensup olan Beheşti, ilk tahsilini İsfahan ve Kum kentindeki medreselerde yaptı. Daha sonra Tahran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne kaydolarak buradan mezun oldu. 1950 yıllarında İran petrolünün millileştirilmesi mücadelesinde aktif rol aldı ve halkı hakim düzenin aleyhine kıyama teşvik etti. 1951 yılında Kum’a dönüp, resmi bir lisede İngilizce öğretmenliği yaptı. 1957 yılında ise özel bir İslami okul açtı ve burada çok sayıda öğrenci yetiştirdi.
devamı >
portre resmi M. REŞİT RIZA
M. Reşit, babası Ali Rıza, onun babası Şemmsettin, onun babası Muhammed Bahaüddün, onun babası da el-Bağdadi’nin halifesi Molla Ali. Lübnan’ın Trablusşam tarafındaki Kalmun köyünde doğdu. Orada büyüdü, Takva ve din ilmiyle tanınan bir aileye mensuptur. Reşit Rıza’nın ailesinin manevi önderlik durumu da varki, meşayih arasında "Rıza’nın ehli beyti" diye meşhur olmuştur. Reşit Rıza eğitimine köyde başladı ve orada kısmen Kur’an’ı kerim ezberledi ve kısmen de hesap vs. öğrendi. Sonra Trablusta ilk mektebe girdi. Ama tamamen Türkçe eğitim yapan bir medreseden hemen bir yıl sonra ayrıldı.
devamı >
portre resmi MALİK BİN NEBİ
Miladi 1905 yılında Cezayir’de dünyaya geldi. Orta öğretimini kendi ülkesinde başarıyla sürdürdü ve daha o yaşlardayken İslâm üzerine araştırmalar yapmaya başladı. 1930 yılında Paris’e gitti ve orada Yüksek Teknik Okuluna girdi. Bu okuldan mühendis olarak çıktıktan sonra, sömürgecilerin uşağı gibi bir mühendislik görevi yapmaktansa, fakir ve bilgisiz kalmış kardeşleriyle, memleketinin işçileriyle omuz omuza serbestçe çalışmayı tercih etti. Marsilya’ya göç etmiş Cezayirli hemşehrilerinin yanına gitti ve onlarla birlikte ağır şartlar altında çalıştı ve bir yandan da onlara İslami gerçekleri anlatmak için uğraştı.
devamı >
portre resmi DR. FETHİ ŞİKAKİ
Filistin İslâmi Cihad Hareketi’nin lideri Dr. Fethi Şikaki, Libya’daki Filistinlilerin sınır dışı edilmesi işleminin durdurulması için Kaddafi’yle görüşmede bulunmak üzere gittiği Libya’dan dönerken uğradığı Malta adasında, 26 Ekim 1995 tarihinde, İsrail rejiminin cinayet şebekesi MOSSAD’ın paralı katilleri tarafından şehid edildi.
devamı >
portre resmi NURİ PAKDİL
Nuri Pakdil 1934’te Maraş’ta doğdu. İlkokuldan itibaren yazmaya başlayan Pakdil çocukluk yıllarında defterler dolusu yazı yazarak “çeşit çeşit kelebekler uçurur gökyüzüne”. Ortaokuldayken tanıştığı Büyük Doğu, hem düşünce ve hem de yazı macerasına ivme kazandırdı. Lisedeyken iki arkadaşıyla birlikte “Hamle” dergisini çıkardı. Maraş’ta çıkan Demokrasiye Hizmet ve Gençlik gazetelerinde yazıları yayınlanan Pakdil’in ürünleri kültür-sanat dünyasında yankılar uyandırdı. Ortaöğrenimini Maraş’ta tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okumaya başladı.
devamı >
portre resmi ROGER GARAUDY (RECA CARUDİ)
Yarım asırdan fazla süren bir araştırma devresinden sonra, 1981’de 68.yaşında Müslüman oldu. 1913’de Marsilya’da doğdu. Dinsiz bir ailenin çocuguydu. Fakat o, "Protestan Gençlik Teşkilatı nın başkanlığım yapmış, aynı yıllarda (1933) Fransız Komünist partisi’ne de üye olmuştu. 1956’da Komünist Partisi Siyasî Büro Şefi oldu. Marksist Araştırma ve İncelemeler Enstitüsü’nün Müdürlüğünü yaptı. Marksist felsefeyi çeşitli yönleriyle araştıran çok sayıda .eserler yayınladı. Çalışmaları ve fikirleriyle büyük alaka çekti ve dünyanın en önemli düşünürleri arasında adı geçmeye başladı. Ancak 1968’de Rusya’nın Çekoslovakya’yı işgaline karşı çıktı. Hem Rusları, hem de Fransız Komünist Partisi’ni tenkit eden yayınlar yaptı. Rus komünistlerlne şöyle diyordu: "Fransa’da kurmak istediğimiz sosyalizm, sizin Çekoslovakya’da zorla kabul ettirmek istediğiniz sosyalizm değildir."
devamı >
portre resmi MALKOLM X
"Annem bana hamileyken, daha sonra anlattığına göre, kukuletalı bir grup Ku Klux Klan elemanı evimize saldırdılar. Çiftelerini ve tüfeklerini ateşleyerek, babamın dışarı çıkması için bağırdılar."
devamı >
portre resmi NURETTİN TOPÇU (1909-1975)
Erzurum’lu bir Aile’nin Çocuğu olarak İstanbul’da doğdu. Bezmialem Valide Sultan Mektebi ve Büyük Reşit Paşa Numune Mektebi’nden sonra Tahsil’ini Vefa İdadisi’nde sürdürdü. İstanbul Lisesi’nden Mezun oldu (1928). Aynı Yıl Avrupa’da Tahsil için açılan İmtihanlar’a girdi ve kazanarak Fransa’ya gitti.
devamı >
portre resmi İBN HALDUN (1332-1406)(HİCRÎ 732 / 808)
(Hicrî 732 / 808) yılları arasında yaşamış bir İslam bilginidir. Tam adı Abdurrahman b. Muhammed b. Ebu Bekr Muhammed b. Hasan’dır.
devamı >
portre resmi FRANTZ FANON
Frantz Fanon (20 Temmuz, 1925 – 6 Aralık, 1961), kolonisizleştirme ve kolonileştirmenin psikopatolojisi konusunda belki de 20. yüzyılın en belli başlı düşünürüydü. Yapıtları, kırk yılı aşkın bir süre kolonileştirme-karşıtı kurtuluş hareketlerine esin verdi.
devamı >
portre resmi RASİM ÖZDENÖREN
Türk hikayeciliğinin ve deneme yazarlığının yaşayan en büyük isimlerinden ve Mavera’nın "yedi güzel adam"ından biri olan Rasim Özdenören, 1940 yılında Maraş’ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini Maraş, Malatya, Tunceli gibi Güney ve Doğu şehirlerinde tamamladı.
devamı >
portre resmi ERDEM BEYAZIT
1939’da Maraş’ta doğdu. İlkokul ve Lise öğrenimini burada tamamladı. Yüksek öğrenimine 1959 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde başladı.
devamı >
portre resmi HASAN TURABİ
31 Mart 2004’ten buyana gözetim altında tutulan Sudanlı fikir ve siyaset adamı Hasan Abdullah et-Turabi, iki gün önce yani 30 Haziran 2005 tarihinde serbest bırakıldı. Serbest bırakılması, Cumhurbaşkanı Ömer Hasan el-Beşir’in 1989’da gerçekleştirilen askeri darbenin yıldönümü münasebetiyle yaptığı konuşmada, siyasi tutukluların serbest bırakılacağını söylemesinden birkaç saat sonra gerçekleşti.
devamı >
portre resmi FAZLUR RAHMAN (1919-1988)
Bütünleşmiş ahlaki davranıştaki gayet nazik dengeye Kur’an takva adını vermiştir ve belki de Kur’an daki en önemli kelime budur. En yüksek anlamıyla takva, tamamen mecz olmuş ve bütünleşmiş insan şahsiyeti ve bütün olumlu parçaların birleştirilmesiyle meydana gelen kararlılık demektir.
devamı >
portre resmi İSMET ÖZEL
1944’de, Söke’li bir polis memurunun altıncı çocuğu olarak Kayseri’de dünyaya gelir. İlk ve orta öğrenimini Kastamonu, Çankırı ve Ankara’da tamamlar.
devamı >
portre resmi SEZAİ KARAKOÇ
Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesini kazanarak başladığı yüksek öğrenimini 1955’te fakültenin mali şubesinden mezuniyetle tamamladı. Mecburi hizmet sebebiyle Maliye Bakanlığı’nda Hazine Genel Müdürlüğü Dış Tediyeler Muvazenesi Bölümüne atandı.
devamı >
portre resmi ATASOY MÜFTÜOĞLU
Müftüoğlu, sağlıklı bir anlayışa ve kavrayışa ancak, ümmeti kuşatan bir perspektif ile ulaşabileceğini düşünerek, ulusalcı düşünce çevrelerine mesafeli durmaya başladı. Edebiyat Dergisi’ne uzun aralıklarla, Mavera Dergisi’nde ise kısa aralıklarla deneme yayınladı.
devamı >
portre resmi MUHAMMED ALİ CİNNAH
İlk ve ortaöğrenimini Karaçi ve Bombay’da tamamladı. Babası oğlunun da kendisi gibi tüccar olmasını istiyordu.
devamı >
portre resmi MUHAMMED ESED (1900 - 1992)
Bu yılın sonbaharında bir gün Berlin metrosunda seyahat ederken gördüğü yüzlerin istisnasız hepsinin derin ve gizli bir acıyla kasılı olduğunu müşahede etti. Duyduğu sarsıntıyla bunu yanındaki Elsa’ya açtı. Elsa şaşkınlıkla "Bir cehennem azabı çekiyorlar sanki... Acaba kendileri bunun farkındalar mı?" cevabıyla onu tasdik etti.
devamı >
portre resmi İSMAİL HANİYE
Ailesi, 1948’de işgal edilmiş bölgede yer alan Askâlân şehrine bağlı el-Cevrâ köyündendir. İşgalci siyonistler on binlerce aile gibi onun ailesini de göçe zorlamışlardı. A
devamı >
portre resmi RAŞİD EL GANNUŞİ
1941’de Güney Tunus’ta dünyaya geldi. İlkokul öncesinde Kur’an eğitimi aldı. Daha sonra babası tarafından Zeytune Medresesi’ne gönderilen Gannuşi bir süre bu medresede okudu.
devamı >
portre resmi ÖMER MUHTAR
Ömer Muhtar 1862 yılında, Libya’da Defne bölgesinin Batnan kasabasında dünyaya geldi.Mensubu olduğu Münifiye kabilesi izzet ve şerefiyle meşhur bir topluluktu. Babası Muhtar, mertliği,cesareti ve güçlülüğü ile tanınmış kahraman bir şahsiyetti.
devamı >
portre resmi İBNİ TEYMİYE (1263-1328)
Ahmed, 1263 yılında Harran’da doğdu. Bölgenin önemli ailelerinden olan Teymiyye’nin bir mensubu olarak dünyaya geldi
devamı >
portre resmi İBNİ RÜŞD 1126-1198
Ebü’l-Velîd Muhammed b. Ahmed b. Muhammed el-Kurtubî. Seçkin bir ailenin çocuğu olarak 520 (1126) yılında Kurtuba’da (Cordoba) doğdu. Kendisi gibi babası ve dedesi de Kurtuba’da kadılık yapmışlardı.
devamı >
portre resmi ŞEYH AHMED YASİN
Şeyh Ahmed Yasin’in hayatını dört kelimeyle özetlemek mümkündür: İbadet, hicret, cihad ve şehadet.
devamı >
portre resmi HZ.ZEYNEB
Bir çokları günümüz dünyasında kadınların toplum içinde kendi insani konumlarını elde ederek, üzerlerine düşen vazifeyi yerine getirdiklerini düşünüyorlar.
devamı >
portre resmi ZEMAHŞERİ (1075 - 1143)
Zemahşerî, Selçuklu sultanlarından Melikşah devrinde Harezm kasabalarından Zemahşer’de Hicri 467 Miladi 1075 yılında dünyaya geldi.
devamı >
portre resmi EBU ZER
Düşmanlarım beni tüm zamanların açlarının çehresinde tek tek görmüyorlarsa çoktan ölmüşlerdir
devamı >
portre resmi İMAM-I AZAM EBU HANİFE
Çok sayıda hadisi şerif ezberleyen Ebu Hanife büyük bir hakim ve fikir adamı olarak yetişti. Üstün bir aklı ve herkesi şaşırtan bir zekası vardı.
devamı >
portre resmi SAİD HALİM PAŞA 1864-1921
Ona göre Avrupa’nın gelişmesinde Hıristiyanlık engel teşkil etmemiştir. Nitekim Budizm’in Japonların ilerlemesine teşkil etmediği gibi. Bu görüş İslam için de geçerlidir. Oysa İslam dini diğer dinlerden farklı olarak akli özellikleri de ön plana çıkaran bir anlayışı taşımaktadır. Bu durumda dindarlığın gelişmelere engel teşkil ettiği düşünülemez.
devamı >
portre resmi PROF. MUHAMMED HAMİDULLAH
Washington’da mukim Dr. Haşmet Bey dostumuz, Muhammed Hamidullah Hocamız’ın vefat haberini ilettiğinde, kendi kendime "İslam semasının en parlak yıldızlarından biri daha kaydı" dedim
devamı >
portre resmi MUHAMMED ABDUH (1845-1905)
İslam düşüncesinin yeniden canlanmasında önemli katkılarda bulunan, Mısır’ın tanınmış alimlerinden olan Muhammed Abduh, 1845 yılında Aşağı Mısır’da Bahire ilinin Mahalletü’n-Nasr Köyü’nde doğdu.
devamı >
portre resmi EDWARD SAİD (1935 - 2003)
Edward Said aslen Filistinli. 1935 yılında varlıklı bir Hristiyan ailenin çocuğu olarak Kudüs’te dünyaya geldi. 1948 yılında ailesi göçmen olarak Mısır’a yerleşti
devamı >
portre resmi CEMİL MERİÇ....DÜŞÜNCENİN KIRKAMBARI
Hayatı kitaplarda bulan bir entelektüel, kızının ifadesiyle “körlüğün narını, ilmin nuruna çeviren” bir deha, ilmin bütün kapılarını “elinde demir asa, ayağında demir çarıkla” aralamış bir ansiklopedi
devamı >
portre resmi BİLGE İNSAN ALİYA İZZET BEGOVİÇ
Aliya İzzetbagoviç, 8 Ağustos 1925 yılında Bosna-Hersek’in Şamaç kasabasında dünyaya geldi. Osmanlı ordusunda subay olan dedesi Aliya, 1868’de Belgrad’dan Şamac kasabasına tayini üzerine, burada toprak satın alarak yerleşti.
devamı >
portre resmi SEYYİD KUTUB (1906 - 1966)
22 Ağustos 1966'da Seyyid Kutup'a idam cezası verildiğinde, Assam el Attarin kitabında anlattığına göre Kutub bu kararı tebessüm ve Allah'a kavuşmanın verdiği büyük bir mutlulukla karşılamıştı.
devamı >
portre resmi Nurettin TOPÇU ( 1909 - 1975)
1939-42 Hareket dergilerindeki yazılarıyla, ruhçu ve mistik düşünüşün felsefî temellerini araştırdı. Teknik ve makina medeniyetine duyulan şuursuz ihtirasın asrın insanını boğduğunu, bu yüzden kendi benliğinden uzaklaşan insanın kurtuluşunun ancak özbenine kavuşmasıyla mümkün olabileceğini vurguladı.
devamı >
portre resmi MUSA CARULLAH BİGİYEF (1875-1949)
"ilim ve fikri düşünce ile eylemi birleştiren" bir mütefekkir, ilim adamıdır.
devamı >
portre resmi MUHAMMED İKBAL (1873–1938)
İslam gencine ciğer ateşi İslam’a hizmet harareti lûtfet, Ona benim Peygamber aşkımı, derin görüşümü nasip et!
devamı >
portre resmi MEHMET AKİF ERSOY (1873 - 1936)
İman dolu bir yürek
devamı >
portre resmi ERCÜMEND ÖZKAN (1935-1995)
Türkiye'deki radikal İslâmî hareketler söz ko¬nusu olduğunda ilk akla gelen isimlerden biri de Ercümend Özkan'dır.
devamı >
portre resmi CEMALEDDİN AFGANİ (1838–1897)
Batı’nın Medeniyet örneğini taklit edenler, medeni hizmetçiler, uşaklardır.
devamı >
portre resmi ALİ ŞERİATİ (1933 - 1977)
Sizi rahatsız etmeye geldim.
devamı >

::Bir Portre
[HyperLink1]
TİRMİZİ (209/824-279/892)
devamı >
::Bir Ayet
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık âyetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah dilediğini doğru yola iletir. 2/213

::Hikmetli Bir Söz
Eğer bir örs isen kendini sabit tut, eğer bir çekiç isen zamanında vur. (G.Herbert)

::Ne Okuyalım
Ahmet Cemil Ertunç’un "Cumhuriyetin Tarihi" isimli kitabı Pınar yayınlarınca yayımlanmıştır.



Ziyaret Edilme Sayısı : 00186302

iletişim : editor@kimokur.com