Sistemin Jakoben-Liberal çekişmesine sahne olacak 12 eylül referandumunda bakalım müslümanların tavrı ne olacak. Jakoben mi, Liberal mi yoksa mevzisini koruyan şahsiyet mi? Sizce hangisi olmalı?
|
|
uyanışa inşallah 04.06.2010 11:26:37
Filistin meselesinde müslümanların sergilediği kararlı,tuttuğunu koparan dik duruşun
başörtü zulmü,katsayı adaletsizliği
karşısında da sergilemeleri dileğiyle.saydıklarım bizi Filistin kadar acıtmaya devam ediyorsa eğer...
Tüm ziyaretci notları için
tıklayınız
> |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
Muhammed Hüseyin Beheşti, 1928 yılında İran’ın İsfahan şehrinde doğdu. Ulemadan bir aileye mensup olan Beheşti, ilk tahsilini İsfahan ve Kum kentindeki medreselerde yaptı. Daha sonra Tahran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne kaydolarak buradan mezun oldu.
1950 yıllarında İran petrolünün millileştirilmesi mücadelesinde aktif rol aldı ve halkı hakim düzenin aleyhine kıyama teşvik etti.
1951 yılında Kum’a dönüp, resmi bir lisede İngilizce öğretmenliği yaptı. 1957 yılında ise özel bir İslami okul açtı ve burada çok sayıda öğrenci yetiştirdi.
Ayetullah Beheşti, 1962 yılında Ayetullah Humeyni’nin hareketine katıldı. 1964 yılında Ayetullah Burucerdi tarafından Avrupa’ya gönderildi ve burada Hamburg Camisi’ni kurdu.
Muhammed Hüseyin Beheşti, gerek İslam devriminin oluşumu aşamasında gerekse 1979 yılında gerçekleşen devrimin öğrencilere, halka, ulemaya yaygın biçimde malolmasında vargücüyle çalıştı. Bilahare "İslam İnkılabı Şurası"nın kurulmasında görev yaptı. "Meclis-i Hubragan" ve şehid oluncaya kadar sürdürdüğü İslam Cumhuriyet Partisi başkanlığı onun diğer vazifeleri arasındaydı.
Beni Sadr’ın ihaneti belli olduktan sonra Cumhurbaşkanlığından azl edilmesini müteakip harekete geçen bütün batılı güçler, son ümitlerinin yıkılmasının verdiği saldırganlıkla İran’da ard arda suikastler ve katliamlar düzenleyerek Ayetullah Mutahhari, Ayetullah Medeni, Ayetullah Destgayb’, Ayetullah Mufattih gibi fikri idari yükü omuzlamış olan büyük şahsiyetlerin pek çoğunu şehid ettiler....
Beni Sadr işin başından beri bütün stratejik yerlere münafıkların yerleşmesine göz yumdu. İşte bunlardan birisi de Muhammed Külahî isimli şahıstı. Sözkonusu şahıs da İslam Cumhuriyeti Partisi’nin genel merkezine sızmayı başarmıştı. İşin enteresan yanı münafıkların Avrupa’da ve Irak’da yayın yapan gazeteleri ve radyo yayınları da Muhammed Külahi’yi "gerici, yobaz" şeklinde lanse ettikleri için müslümanlar kendisinden en küçük bir şekilde şüphe etmemişlerdi.
28 Haziran 1981’de Muhammed Külahi’nin Tahran’daki İslam Cumhuriyet Partisi’nin genel merkezini kundaklaması neticesinde İslam İnkılabının önemli düşünürlerinden ve İran İslam Cumhuriyetinin önde gelen devlet adamlarından Yargı Erki Başkanı Dr. Muhammed Hüseyin Beheşti ve 72 çalışma arkadaşı feci şekilde hayatlarını kaybettiler.
Kur’an’da Mustazaf, İnsan ve Tarih, Bilmek ve daha pek çok eseri Türkçe’ye de çevrilen Şehit Ayetullah Beheşti, bir konuşmasında şöyle diyordu: "’Şehid verdik’ demeyelim ’şehid kazandık’ diyelim. Çünkü şehid, zahiren aramızdan ayrılıyor ama kanı daha büyük hizmetler görüyor... Zira biz aşk ehliyiz, akıl ehli değil. Sırf akıl ehli olanlar, davaları için sadece tedbir peşinde koşarlar... Aşk ehli olanlar ise davaları için ilk önce kendilerini feda etmeyi göze alırlar. Her bir müslüman inancına aşkla bağlanmalıdır. Sadece akılla değil."
|
|
|
|
|
Bir zaman Rabbi İbrahim’i bir takım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder yapacağım." İbrahim de, "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" demişti. Bunun üzerine Rabbi, "Benim ahdim (verdiğim söz) zalimleri kapsamaz" demişti.Hani, biz Kâbe’yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim’den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail’e şöyle emretmiştik: "Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rukû ve secde edenler için evimi (Kâbe’yi) tertemiz tutun." 2/124,125
|
|
Dahilerin yüzde biri hüner, yüzde doksan dokuzu da terdir. Thomas Edison
|
|
Samuel Huntignton’un "Medeniyetler Çatışması" isimli kitabı Vadi yayınlarınc yayımlanmıştır.
|
|