Sistemin Jakoben-Liberal çekişmesine sahne olacak 12 eylül referandumunda bakalım müslümanların tavrı ne olacak. Jakoben mi, Liberal mi yoksa mevzisini koruyan şahsiyet mi? Sizce hangisi olmalı?
|
|
uyanışa inşallah 04.06.2010 11:26:37
Filistin meselesinde müslümanların sergilediği kararlı,tuttuğunu koparan dik duruşun
başörtü zulmü,katsayı adaletsizliği
karşısında da sergilemeleri dileğiyle.saydıklarım bizi Filistin kadar acıtmaya devam ediyorsa eğer...
Tüm ziyaretci notları için
tıklayınız
> |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
E.İbrahim...Gön:Selim Irmak |
Şimdiye kadar Savaştın ve Hep Yenildin Olsun
Bir Daha Savaş ve Daha Güzel Yenil
S. BECKHET
Yaşamak fakirleştirir adamı.
Durmadan azalır, ama çoğalmazsın tutunduğun umudu bırakırsan eğer.
Deli-dolu, ipe-sapa gelmez hülyaların olmalı. Ben yürürsem birgün dağlar da yürür benimle gibi mesela.
Tut ki yürüdün ve çakılıp kaldı bütün dağlar, ne çıkar?
Değil mi ki bu umudu yaşadın bir zaman, bir zaman bununla avundun, ışıdı gözlerin bir müddet bu umutla, yetmez mi?
Yüreğinde de olsa bir ülkeyi fethedebilmelisin.
“Denizler durulmaz dalgalanmadan” boşuna mı yani?
Boşuna mı “yiğit yarasız olmaz”?
Nedir sana bir kahpelik değdiyse, bu kahpeliği yapan sen değilsen eğer?
Yılgınlık yılkı’lara hastır. Çünkü onlar onca yükü taşıdıktan ve onca yola vurulduktan sonra, tam da hak ettikleri ve ihtiyaç duydukları anda kendilerinden bir tutam ot, bir avuç yem esirgenerek zemherinin ortasına salınıveren, ama bahar gelip her yer de yeşermişken tekrar geme ve semere dönüp gelenlerdir. Onlar yılkıdırlar, küheylan değil beygirdirler.
Ne yapmak gerek? Tabi ki beygirleşmemek.
Yani ki en ağır yükün altında bile, ayaklarının altında köpüre köpüre ezdiğin bir otlak düşlemelisin. Esas geme vurulmuşluk düşünü kaybettiğinde başlar.
Yenilmek iki ihtimalinden biridir savaşın. Anlatılacak bir hikayesi vardır ve elbette her hikayenin de bir kahramanı.
“İnsanlar savaşıyordu ve ben oturuyordum, elimde kabak çekirdeği”. Kabağın ve çekirdeğin bir suçu yok ama ne böyle bir hikaye olur ne de böyle bir hikayenin kahramanı.
Uğruna kendini adayacağın, savaşacağın velev ki yenileceğin bir şey, bir nesne, bir kimse ya da neyse ne olmadıktan sonra nedir ki yaşamak?
Hiç kimse ebediyen kazanmaz, doğal olarak da kaybetmez ebediyen. Hiçbir şey olmaktansa bir şeydir yenilmiş olmak.
Bütün bunlar bir “yaşasın yenilgi” değil.
Hiç kimse yenilmek için savaşmaz. Bütün gayreti ile kazanmayadır onun savaşı. Ucunda yenilgi olsa bile budur işte asıl kazanmak.
Umudu yenmeden, umutla yenilen adam kazanacaktır birgün elbet.
İyi bir yenilgi iyi bir aşk gibidir, efsaneleşir kendi ayarında.
İyi bir yenilgi kendisi zafer olur bazen ve allak bullak eder bütün zaferleri.
Firavunun sihirbazlarının gözünü açan Musa’nın asasına yenilgileri değil mi?
Adem’in hangi çocuğu unutur Habil’i, yenildi diye Kabil’e.
Mazlum bir yenilgi zalim bir yengiden yeğdir daima.
Umutla yenilen ama umudunu yenmeyen, iyi bir aşk gibi iyi bir yenilgi gerek şimdi bize.
Haydi birlikte tekrarlıyoruz:
Şimdiye kadar savaştın ve hep yenildin
Olsun
Bir daha savaş ve daha güzel yenil.
Kaynak:www.mavikalemler.net
|
|
|
|
|
Bir zaman Rabbi İbrahim’i bir takım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder yapacağım." İbrahim de, "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" demişti. Bunun üzerine Rabbi, "Benim ahdim (verdiğim söz) zalimleri kapsamaz" demişti.Hani, biz Kâbe’yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim’den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail’e şöyle emretmiştik: "Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rukû ve secde edenler için evimi (Kâbe’yi) tertemiz tutun." 2/124,125
|
|
Dahilerin yüzde biri hüner, yüzde doksan dokuzu da terdir. Thomas Edison
|
|
Samuel Huntignton’un "Medeniyetler Çatışması" isimli kitabı Vadi yayınlarınc yayımlanmıştır.
|
|