Skip Navigation Links
ANA SAYFA
DOSYALAR
MAKALELER
ŞİİRLER
KAVRAMLAR
PORTRELER
SİZDEN GELENLER
YAZI GÖNDERİN
::Haftanın Gündemi
Sistemin Jakoben-Liberal çekişmesine sahne olacak 12 eylül referandumunda bakalım müslümanların tavrı ne olacak. Jakoben mi, Liberal mi yoksa mevzisini koruyan şahsiyet mi? Sizce hangisi olmalı?

::Ziyaretci Defteri
uyanışa inşallah
04.06.2010 11:26:37

Filistin meselesinde müslümanların sergilediği kararlı,tuttuğunu koparan dik duruşun
başörtü zulmü,katsayı adaletsizliği
karşısında da sergilemeleri dileğiyle.saydıklarım bizi Filistin kadar acıtmaya devam ediyorsa eğer...



Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




CELLATLARINI ALKIŞLAYANYAR
Abdulhelim ALMALI
İnsanın en büyük gafleti yaşarken niçin yaşadığını, inanırken niçin inandığını, reddederken niçin reddettiğini, destek verirken niçin verdiğini sormadan sorgulamadan yapmasıdır. İnsanoğlunun sosyal hayatında değişim süreçleri teknolojiye paralel olarak hızla gelişmektedir. Bu gelişim doğal olarak değişimleri değişimler ise geçmiş sorgulamayı beraberinde getirmektedir.

Yıllarca kendi cellâtlarını alkışlayanlar, alkışlamakla kalmayıp destek verenler artık kendi atalarının alkışladıkları cellâtlarının selefleri tarafından nasıl katledildiklerini bir bir öğrenmeye başladılar. Kurbanlar öğrendikleri gibi toplumun diğer kesimleri de bu çirkeflikleri öğrenmeye başladı. Bunların gerçek yüzleri ortaya çıktıkça nasıl despot bir anlayış, militarist bir yönetim yürüttükleri ortaya çıktıkça zulümlerinin ortaya çıkmasını hazmedemediklerinden olsa gerek tutarsız gülünç bir politika izlemeye başladılar. Tek parti zihniyetinin bu gün hala bu despotik anlayışını koruduğunu, kan ve gözyaşı üzerinden nemalanmayı sürdürmek istemektedirler.

Her renk, her ırk, her dil, her inanç ve her düşünceden insanların yaşadıkları geniş mozaiklere sahip bir ülkemiz var. Yine dünyanın hiçbir yerinde ne dini ne de ideolojik anlamda düşüncesinin tam tersi istikamette hareket ettiğini ve bu tavrını insanlardan gizlemeye çalışan siyaset anlayışı olmamasına rağmen bunu kendi halkına reva gören halkına yaşatan siyaset anlayışına sahip insanlarımızın varlığı maalesef hala sürmektedir. Aslında ulusalcılık mantığının dini ve ideolojisi yoktur dersek daha doğru olur. Çünkü gerek dinler gerekse ideolojiler insanların rahat etmeleri, yaşamaları için vardırlar. İçinden çıkmış olduğu toplumun yaşamına inancına tam tersi istikamette olan biri temsil ettiği toplumu anlamamış ve buna rağmen anlamadığı toplumu temsil ediyorsa burada bir terslik olduğu muhakkaktır. Yıllardır Tunceli(Dersim)de olduğu gibi adeta cellâtlarını alkışlarcasına CHP zihniyetine destek verdiler.

Zaman insanların en güzel aynası olmaya devam ediyor ve zaman ilerledikçe bir halk üzerinden oynanan hemde devlet eliyle oynanan oyun ortaya çıkmakta hala cellâtlık zihniyeti alkışlanabilmektedir. Hem TBMM çatısı altında hemde daha acısı bir diplomat tarafından açıklanan görüşü Tuncelili biri tarafından. Bilindiği üzere CHP’de İstanbul milletvekili olan Tunceli (Dersim) doğumlu Kemal Kılıçdaroğlu kendi halkına ne kadar uzak ve yabancı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Ülkenin tam anlamıyla karanlığa gömüldüğü, ulusalcı sol anlayışının ülke yönetimine gizli oy açık tasnifle tek parti cuntacılığının yerleştirildiği 1940 yıllara dönüşümünün ve özentisini dışa vuran CHP’li Onur Öymen’in konuşmasında “Maalesef bu ülkenin anaları çok ağladı. Tarihimiz boyunca çok şehit verdik. Çanakkale Savaşı’nda 200 bin şehit vardı, hepsinin anası ağladı. Kimse çıkıp ‘bu savaşı bitirelim’ demedi. Kurtuluş Savaşı’nda, Şeyh Sait isyanında, Dersim isyanında, Kıbrıs’ta analar ağlamadı mı? Kimse ‘analar ağlamasın, mücadeleyi durduralım’ dedi mi? İlk siz diyorsunuz. Çünkü sizin terörle mücadele cesaretiniz yok.” O gün yapılanları meşru sayarak aynı metodun şimdi yine tekrarlanmasının daha iyi olacağı üzerinde durması Özellikle Dersim(Tunceli)’li bir milletvekili tarafından da alkışlanması CHP’nin dünüyle bu günü arasında hiçbir farkın olmadığını ortaya koydu.

Olaylar ve toplumlar üzerinde etkileşim kurarak siyaset yapmaya çalışanlar azda olsa zaman zaman reaksiyonlara muhatap olmaktadırlar. Halktan kopuk, sosyal değerlerden ve tarihi gerçeklerden uzak bir anlayışla yetişen bir insanın sol adına CHP’de siyaset yapması ve kendi halklarına reva görülenleri alkışlamaları veya bu güne kadar sessiz kalmaları aslında fazlada yadırganacak bir durum olmasa gerek. Bu gün ülke siyasetine yön verenlere baktığımızda iktidar olsun muhalefet olsun toprağı saksıda, suyu pet şişelerde, ekmeği poşette tanıyanların olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Hal böyle, yetişme ortamları farklı olunca bunlardan halka dair bir şeyler beklemekte doğru olmasa gerek.

Özellikle ülke siyasetinde hep sola destek vermiş bir bölge, buna rağmen kendi destekledikleri bir sol oluşumun atalarına sol seleflerinin reva gördüklerini şimdi yine aynı solun reva görmesi çokta yadırganacak bir durum değildir. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’i, CHP milletvekili Kemal Kıçıdaroğlu’nun alkışlaması Dersimli hemşerilerini bir kısmını ayağa kaldırdı.

Alevi dernekleri, aydınlar ve Tunceli şehir dernekleri bu ırkçı anlayışı protesto ederek CHP içindeki Alevilerin partiden ayrılmalarını istediler. Sivil toplum kuruluşları, 1938’de Dersim’de yaşanan vahşeti teröre karşı çözüm modeli olarak göstermenin insanlık suçu olduğuna dikkat çekerek Hitler benzetmesi afişleri şehrin çeşitli yerlerine astılar.

Türkiye’de CHP zihniyetinin yıllardır Alevileri oy deposu görüp, aleviler üzerinden yayılıp memlekete hâkim olma planları yapan solun bütün fraksiyonları Dersim hakkında yazıp çizdiler, sömürüsünü yaptılar. Dersimde katliam emrini verenlere biat edip, izinden gidip hem de dersimi kınamak bir çelişkiydi. İkisi aynı anda olmazdı. Bunlara bir samimiyet testi yapılsa hiç bir davalarında muvaffak olamazlar. Söyledikleriyle düşündükleri asla birbirini tutmaz. CHP zihniyeti sosyalist enternasyonale sözde üye fakat hala faşizmden medet umuyor.

Tek parti diktatörlüğünün Dersim’de insanlık dışı uygulamasını yaptığı sırada Seyit Rıza’nın yapılanlara karşı son sözleri şöyle yankılanmıştı: “Evlâd-ı Kerbelâ’yık; Bî-Hatayık; Ayıptır. Zulümdür. Cinayettir.” Evet, faşist Onur Öymen ve onun şakşakçısı başta Dersimli Kılıçdaroğlu ve diğer sol cenah Seyit Rızanın dediği gibi “Ayıptır. Zulümdür. Cinayettir” bundan sonra hala Tuncelililer kendi cellâtlarını alkışlayacaklarsa buna da söylenilecek bir söz kalmaz herhalde.

Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle


YORUMLAR
maalesef alevilik Şeriati’nin ifadesiyle Ali şiası olmaktan çıkıp safevi şiasına dönüşmüştür. türkiyedeki gerek kürt gerek türk alevileri mitolojik bir aliye inanmaktadır. oysa islamın bahsettiği ali peygamberin damadı ve islamın yılmaz savunucusudur. ömrünü kurana adamış salih bir kuldur. bizimalevilerimiz ise Aliyi laik, dinsiz ve tam bir islam düşmanı mesabesinde yaşatmaktadır. kerbela, imam hüseyin, hasan ve zeynep içi boşaltılmış yerine aslından tamamen uzak objeler yerleştirilerek yeni dinsiz bir form yüklenmiş olay ve kişi olarak yaşatılmaktadır. bunun için chp ye destek vermeleri kadar chp tarafından kazıklanmaları da doğaldır. aslına ihanet edenlere uşak oldukları efendiler tarafından zillete düçar olmak hiçte şaşılası bir durum değildir.
anonim 20.11.2009 00:01:13
Bu kadar ağır ithamları doğru bulmuyorum.
Bu ülkede etnik yapılar mezhepsel farklılıklar mevcut egemenler tarafından her dönem kullanılır olmuştur.Özellikle cumhuriyetin ilanından sonra sünni inancın merkezleri olan tekke ve zaviyeler kapatılırken alevilerin ocaklarıda bundan nasibini almıştır.Fakat devlet bu tür yapılarla ilişkisini koparmamış remiyette onlara karşıymış gibi görünülen -tarikat liderleri,alevi dedeleri-ile siyasi bağlarını kesmemiş ve her dönem çıkarları doğrultusunda kullanmışlardır.Aleviler ise sünniler tarafından yok edilme korkusu ile büyütülerek İslama karşı olan siyasetçilerin tarafına bilinçli bir şekilde itilmişlerdir.İrtica tehtidlerine! karşı bu kesim bir kalkan gibi kullanılmıştır tıpkı Komunizm tehlikesine karşı mütedeyyin Müslümanların kullanıldığı gibi...
Sonuç :Herkes piyon olmuş
Bu süreçte hakaret etmek değil durmadan uyarmak ve hatırlatmak gerek
Selim IRMAK
anonim 22.11.2009 15:39:41

 


::Bir Portre
[HyperLink1]
CHARLES LE GAİ EATON (1921-2010)
devamı >
::Bir Ayet
Bir zaman Rabbi İbrahim’i bir takım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder yapacağım." İbrahim de, "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" demişti. Bunun üzerine Rabbi, "Benim ahdim (verdiğim söz) zalimleri kapsamaz" demişti.Hani, biz Kâbe’yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim’den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail’e şöyle emretmiştik: "Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rukû ve secde edenler için evimi (Kâbe’yi) tertemiz tutun." 2/124,125

::Hikmetli Bir Söz
Dahilerin yüzde biri hüner, yüzde doksan dokuzu da terdir. Thomas Edison

::Ne Okuyalım
Samuel Huntignton’un "Medeniyetler Çatışması" isimli kitabı Vadi yayınlarınc yayımlanmıştır.



Ziyaret Edilme Sayısı : 00258576

iletişim : editor@kimokur.com