Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine, insanlar arasında yürüyeceği bir nur verdiğimiz kimsenin durumu, hiç, karanlıklar içinde kalmış, bir türlü ondan çıkamamış kimsenin durumu gibi olur mu? İşte kafirlere, işlemekte oldukları çirkinlikler böyle süslü gösterilmiştir. 6/122
|
|
İnsanı selamlamak Allah’ı zikretmektir 22.01.2010 23:45:14
Medeniyet tarihinin en uzun soluklu çabaları olan kültürel ve sanatsal etkinliklerin mazbut platformlarından olan kim okur u lamucim sit eyazarları olarak sekiz aydan beri takip ediyoruz. Başarılar dileriz.
Tüm ziyaretci notları için
tıklayınız
> |
|
|
|
|
|
|
|
Hoş ve görü gibi iki kelimeden teşekkül eden ’hoşgörü’ kavramı, Latince orijinlidir. Latince ’de ’tolerare’ fiili dayanmak, katlanmak, tahammül etmek gibi anlamlara gelmektedir. Fransızca’da ’tolerance’, İngilizce’de yine ’tolerance’ ve ’toleration’ şeklinde kullanılmıştır. Türkçe’ye Fransızca’dan geçmiş olmalıdır.
|
|
|
Yıllar ne çabuk gelip geçiyor…
çocukluk günlerim gelir bazen gözümün önüne, daha dün gibi…
Sonra bir geriye dönüp bakmak isterim aradan 40 küsur yılın nasıl geçip gittiğine bir türlü akıl erdiremem…
|
|
|
Kur’an; şefaatı dünyevi manalarda ele alıp, kimlerin ve hangi varlıkların şefaatının geçerli olduğunu belirttikten sonra, Ahiret hayatında şefaatın gerçekleşmeyeceğini vurgulamaktadır.
|
|
|
Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır. Bu ergin olmayış durumu ise, insanın kendi aklını bir başkasının kılavuzluğuna başvurmaksızın kullanamayışıdır. İşte bu ergin olmayışa insan kendi suçu ile düşmüştür; bunun nedenini de aklın kendisinde değil, fakat aklını başkasının kılavuzluğu ve yardımı olmaksızın kullanmak kararlılığını ve yürekliliğini gösteremeyen insanda aramalıdır.
|
|
|
Hâkimiyet, Arapça kökenli bir kelime olup, h-k-m kökünden gelmektedir. Nitekim hüküm, hükümet, tahakküm, hakim, mahkum, mahkeme, muhakeme, hikmet vb. gibi Türkçe’ye de geçmiş bir çok kelime aynı kökten gelmektedir. Hâkimiyet kelimesi sözlüklerde hakimlik, hükümranlık, buyruğunu yürütme, üstünlük kazanma gibi anlamlarla karşılanmaktadır. Hukuk literatüründe kelime, İngilizce ve Fransızcadaki, sırasıyla sovereignty ve souverainete; Almanca’daki herrschaft sözcüklerinin karşılığı olarak kullanılmaktadır. Yine Türk hukuk ve siyaset dilinde bu anlamda egemenlik sözcüğü oldukça yaygın bir şekilde geçmektedir.
|
|
|
Modernizm; yaşadığımız çağda genel olarak “çağa uygunluk” “geleneksel olanı yeni olana tabi kılma tavrı, yerleşik ve alışılmış olanı yeni ortaya çıkarma eğilimi veya düşünce tarzı” gibi anlamlara gelmektedir.
|
|
|
Allah’ın varlığını, birliğini, tüm yetkin nitelikleri kendisinde toplandığını, eşi ve benzeri bulunmadığını bilmek ve buna inanmak. Bu bilgi ve inanç en özlü biçimde "Lâ İlâhe İllallah’ (Allah’tan başka ilah yoktur) cümlesiyle ifade edilir.
|
|
|
“Mu’cize”nin en yaygın tarifi “insanların, izahında acze düştüğü olaylar veya olgular” diye bilindiğine göre, izahında güçlük çekilen her olay veya olguya “mu’cize” demek kolaylaşır.
|
|
|
Modernizm sonrası anlamına gelen Postmodernizm, Modernizme karşı umutların tükenişinin göstergesi olan bir akım veya bir yaklaşım tarzıdır.Modernizme karşı bir başkaldırı hareketi olarak nitelendirebileceğimiz Posmodernizm, Batı dünyasında 20. yüzyılın son çeyreğinde; resim, edebiyat, mimari, heykel gibi güzel sanatlar alanında ve felsefe, sosyoloji bilimlerinde kendini gösteren bir paradigma olarak ortaya çıkmıştır.
|
|
|
Tarihi süreç olarak İngiliz devrimi ile başlatılan ve Fransız devrimi ile bitirilen Aydınlanma hareketi, sonuçları itibariyle bütün Avrupa ve Amerika’da etkili olmuştur. Aydınlanmanın temel amacı insanı köleleştirici ve her yönü ile kötü olan dine (Hıristiyanlığa) dayalı düzeni yıkıp yerine insanı özgürleştirici olan akla dayalı düzenini kurmaktı.
|
|
|
|
|
|
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık âyetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah dilediğini doğru yola iletir. 2/213
|
|
Eğer bir örs isen kendini sabit tut, eğer bir çekiç isen zamanında vur. (G.Herbert)
|
|
Ahmet Cemil Ertunç’un "Cumhuriyetin Tarihi" isimli kitabı Pınar yayınlarınca yayımlanmıştır.
|
|