Skip Navigation Links
ANA SAYFA
DOSYALAR
MAKALELER
ŞİİRLER
KAVRAMLAR
PORTRELER
SİZDEN GELENLER
YAZI GÖNDERİN
::Haftanın Gündemi
Beşer ve insan çelişkisinden, ancak ikisinin gerçek denge haliyle kurtulabilinir ve insan-adem olunabilir. Ancak anayasal özgürlük bu aşamadan sonra teşkil edilmelidir. Anayasal özgürlük, hem yerel hem de evrensel bazda alınacak kararlara bağlıdır... içeriye yönelik bir girişim, dışarıya da yönelmezse ,bütünlük gerçekleşmez... insanlık ortak bir yapıdır ve birbirini etkiler.

::Ziyaretci Defteri
şafak söktü!!!
11.06.2009 10:13:17

farklı okumalrın yapıldığı bu sitenin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ederim...ancak sitenin webmaster ini biraz daha aktif olmaya davet ediyorum....

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.



::Editör Köşesi
SUNUŞ-2  
SUNUŞ  


SÜREKLİ DEVRİM: "DİRENİŞ TEOLOJİSİ"
İnsanlığın siyasal örgütlenmesi, erken dönemlerde kabileler halinde, daha sonraları da Şehir devletleri, Derebeylikler, İmparatorluklar ve son olarak da Ulus devletler şeklinde olmuştur. Siyaseti belirleyen ana unsur ise; ırk, dil, din, kültür, coğrafya ve çıkar birlikteliğine dayanan toplulukların yaptığı dost-düşman ayrımıdır. İbrahimi Monoteist dinin son halkası olan İslam’da (Kur’an’da) siyasetin temel belirleyeni olan dost-düşman ayrımı ahlak (adalet- zulüm) temeline dayandırılmıştır: “İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzerinde değil.”(5/2) “ Zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.”(2/193)
Yazar : Prof.Dr. İlhami GÜLER   Eklenme Zamanı : 02.07.2009 23:30:07 devamı >
BENİM OĞLAN FOTOĞRAFLARDA BÜYÜYOR
İçimde acısı var yemişi koparılmış bir dalın, gitmez gözümden hayali Haliçe inen yolun, iki gözlü bir bıçaktır yüreğime saplanmış evlât hasretiyle hasreti İstanbulun.
Yazar : Nâzım HİKMET   Eklenme Zamanı : 23.06.2009 22:56:41 devamı >
DİRENİŞİN ONURU
Yeni bir belirsizlik çağında, yeni bir bayağılık çağında yaşıyoruz. İslam ve Müslümanlar söz konusu olduğunda her alanda, her konuda, bütünüyle totaliter bir sistemle kuşatıldığımızı görüyoruz. Küresel iklim ırkçı ve ideolojik bir düşünsel iklim olduğu için; her yerde ırkçı ve ideolojik körlüklerle karşılaşıyoruz. Hayatın her alanında bayağılıklar, ilkesizlikler, yavanlıklar, pespayelikler gündem oluşturabiliyor.
Yazar : Atasoy Müftüoğlu   Eklenme Zamanı : 23.06.2009 22:54:43 devamı >
KAYGI, MUSA, ASA VE BİZ
Musa gördüğü ateşe koşmuş ve doğruyu bulmuştu. Peki ya sonra? Bu kadar basit miydi her şey? Tabii ki hayır. Bu yolda yürümenin birtakım kuralları vardı. Tertemiz bir yer, tertemiz bir yoldu burası. Başka yerlerde, başka yollarda gezmiş; toza, toprağa, çamura bulanmış ayakkabılarla yürüyemezdi burada.
Yazar : Serdar EFE   Eklenme Zamanı : 23.06.2009 22:50:36 devamı >
AŞKIN RUHUNA DOKUNMAK
Özelliklerle kendimizi donatarak, varoluş gerçeğine uygun bir mücadelenin içinde bulunmak, aksiyon sahibi olmak prensibiyle ömür muhasebesini yapmayı önemsemek, bir özellik ve bir güzelliği, estetikle hayatımıza sirayet ettirmek ve bunun etkisiyle insanın kendi gerçeğine bir adım daha yaklaştığını fark etmek gerekir.
Yazar : Üzeyir SÜĞÜMLÜ   Eklenme Zamanı : 23.06.2009 22:49:01 devamı >
YEŞİL RASYONALİZM, SOL İSLAM, ADALET DEVLETİ: ZİHNİMİZ YENİ SİYASİ KAVRAMLARA HAZIR MI?
Avrupa Birliği’nin bir medeniyet projesi olarak görülmesine yönelteceğimiz temel itiraz, bin küsur yıllık medeniyet geleneğine, birikimine, tecrübesine ve ufkuna sahip ülkemizin, daha test sürüşünü bile tamamlamamış ikiyüz yıllık bir fikri insanlığın en kâmil noktası olarak görmesine olmalıdır.
Yazar : Kenan Çamurcu   Eklenme Zamanı : 23.06.2009 22:47:20 devamı >
DİYALEKTİK MUTSUZLUKLAR
bir uzak sabah denizidir gittiğin kapı ellerinde rüzgârın taşınmaz çamurları var köpürmüş soylarımı toplarken çürüyen yanlarımdan inan batmış şehirler gibi onarılmaz anılar gözlerinde unuttuğum o eski aciz miras almaya gelsem soluğumda dalgın yosun kokusu biliyorum artık hiçbir gemi beni taşımaz ve yeniden büyür içimde mağrur bir zakkum gibi terkedilmek korkusu
Yazar : Murathan MUNGAN   Eklenme Zamanı : 15.06.2009 23:54:59 devamı >
MÜSLÜMANLARIN TARİHİNDE İLK KIRILMA: SİYASİ SEÇKİNCİLİK
Günümüzden bin 377 yıl önce yaşanan bir olayı ne diye irdeliyorsun? Resulullah’ın seçkin sahabilerini neden eleştiriyorsun? Her tarihi olay kendi şartları içinde değerlendirilmelidir, bugünün zihin yapısı ile o günü değerlendirmek doğru mu?, şeklinde itirazlar gelebilir.
Yazar : Ömer İSLAM   Eklenme Zamanı : 15.06.2009 23:49:45 devamı >
RADİKAL PATİNAJLAR
Nasıl anlatsam? Size de tanıdıktırlar. Onları anlatmak için kuracağım cümlelerin köşeli, keskin yanları yaptıkları çağrışımlarla bile sizi rahatsız eder diye çekiniyorum. Bu yazının, kıyısında kalmış olsak bile, anlatacağımız yapının üzerine gölgesi düşen yanlarımızı gün ışığına çıkarma adına yararlı olacağını umuyorum. En azından boşta kalan insan yanımızı, insan yanımızda boşta kalan mümin duyarlığını doldurmaya katkı sağlaması bakımından bu irdeleme bir dipnot olarak kenarda tutulabilir. Bazı konuların üzerine eğilmede çekingen kalışımız kendimizi tehir etmeyi sürdürmekten başka bir kazanç sağlamıyor! Ucu çevremizdeki birilerine (belki bize) dokunur diye sakındığımız kimi konuları ötelemek bizi gerçeğe ulaştırmadı.
Yazar : Necmettin EVCİ   Eklenme Zamanı : 15.06.2009 23:46:06 devamı >
HEYBEMDE SORUMLULUK VAR, YÜKÜM AĞIRDIR BENİM
Tasavvufta ‘insan-ı kâmil’ olgusu vardır. İnsanın tam ve mükemmeliyete ulaşması. Kuran’ın deyimiyle ‘Ahsen-i takvim’ olması yani yaratılışının aslına rücu etmesi. İşte insanın aslına rücu eden bu yollar, insanlardan geçiyor. Buna göre her insan diğer insanın bir parçası, insanın ‘Ahsen-i takvim’e giden yoldaki katmanlarından biridir. Müdrik insan ise her insan diğer insan da kendi hallerinden birini görür. Ya da kendinde ondan bir şeyler görür. Dolayısıyla bütün insanlar bir bütünün parçaları misali birbirini tamamlayan parçalardırlar. Her insan bir başkasına bu gözle bakmalıdır. Ben de ondan hangi parçalar var ya da ondan ben de hangi parçalar var ki, bu parçaları bir araya getireyim ki eksik olan bir yanımı daha tamamlama fırsatı yakalayayım. Bunun içinde insanı dolayısıyla onu anlatan tanıtan eserlerini iyi bir gözlemci gözüyle bakmam lazım diye düşünmelidir.
Yazar : İmdat AKKOYUN   Eklenme Zamanı : 15.06.2009 23:44:31 devamı >

 
::Bir Portre
[HyperLink1]
HİLMİ ZİYA ÜLKEN
devamı >
::Bir Ayet
Onlar kendilerine ilim geldikten sonra, sadece aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer belli bir süreye kadar Rabbinden bir (erteleme) sözü geçmiş olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilirdi. Onlardan sonra kitaba vâris kılınanlar da onun hakkında derin bir şüphe içindedirler. İşte onun için sen (tevhide) dâvet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heveslerine uyma ve de ki: Ben Allah’ın indirdiği Kitab’a inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz de sizedir. Aramızda tartışılabilecek bir konu yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar, dönüş de O’nadır.42/14, 15

::Hikmetli Bir Söz
Cehaletle deha arasındaki gerçek fark nedir biliyor musunuz? Dehanın sınırları var cehaletinse hiçbir sınırı yoktur. Whoopi Goldberg

::Ne Okuyalım
Ali Şeriati’nin "İslam ve Sınıfsal Yapı" isimli kitabı Fecr yayınlarınca yayımlanmıştır.



Ziyaret Edilme Sayısı : 00127373

iletişim : editor@kimokur.com