Skip Navigation Links
ANA SAYFA
DOSYALAR
MAKALELER
ŞİİRLER
KAVRAMLAR
PORTRELER
SİZDEN GELENLER
YAZI GÖNDERİN
::Haftanın Gündemi
Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve "Kuşkusuz ben müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir?

::Ziyaretci Defteri
İnsanı selamlamak Allah’ı zikretmektir
22.01.2010 23:45:14

Medeniyet tarihinin en uzun soluklu çabaları olan kültürel ve sanatsal etkinliklerin mazbut platformlarından olan kim okur u lamucim sit eyazarları olarak sekiz aydan beri takip ediyoruz. Başarılar dileriz.

Tüm ziyaretci notları için tıklayınız >
::Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre



::Arama
Aramak istediğiniz ifadeyi metin kutusuna giriniz ve bir kategori seçtikten sonra ARA butonuna tıklayınız.




AHLAK İNSANIN KENDİNE YABANCILAŞMASINA ENGELDİR
Her insan yaşadığı evrende kendi konumunu sorgulayarak hayata bakmasını bilmelidir. Popüler kültürün yoğun bombardımanına tutulmuş birey içerikten yoksun bilgilendirmelerle, sistemin belirlediği gündemlere takılarak asıl olması gerekenden uzaklaşmaktadır. Sistemler bir bütün olarak ilahi olmaktan uzaksa insanı kendine yabancılaştırmakla uğraşırlar. İnsan, kendine yabancılaştıkça varlık sorununu da sorgulamayı bir yana bırakır. Kendine yabancılaşan insan yaşadığı evrende iki ayak üzerinde mi yoksa dört ayak üzerinde mi yaşadığını fark edemez.
Yazar : Bünyamin ZERAN   Eklenme Zamanı : 01.02.2010 01:26:39 devamı >
DÜŞÜNCE ÇIKMAZI, DÜŞÜNCE YOKLUĞU
Kendi kültür havzamızla sınırlı tuttuğumuz ‘dünyamızın düşünce sorunları’ ile ‘düşünce dünyamızın sorunları’, bariz farkları ile ayrı olguları ifade ederler. Her iki olgu da ontolojik, epistemolojik gerekliliğin kesiştiği yaşam alanında tartışılmalıdır. İster ‘uygarlık havzamızda düşünmek’, isterse ‘uygarlık havzamızı düşünmek’ şekliyle olsun bu mesele ertelemeye gelmeyecek önceliktedir. Varlığımızı, yaşamı erteleyemezsek, düşünmeyi de erteleyemeyiz. Hangi şart ve ortamda olursa olsun, düşünmek ertelenmez bir mecburiyettir. Aklımızı ve ruhumuzu tezyif etme amacı güdülen zorlu zamanların tecrübesi ardından, kendimizi inşa etmekle düşünce dünyamızı inşa etmek, bağlaşık öncelikli meselemiz olmalıdır.
Yazar : Necmettin EVCİ   Eklenme Zamanı : 01.02.2010 01:25:40 devamı >
MİLATTAN ÖNCE VE SONRA
Milattan önce ve sonra Hatta 1800’ün sonlarında Ütopya sanıyolardı Ürünlerin genetiğiyle oynamayı Atomu parçalayıp bomba yapmayı Dev füzelerle uzaya çıkmayı Hatta gökyüzünde uçmayı Chatte dünyayla konuşmayı Hidrojen bombalarını Koyun klonlamayı
Yazar : Hasan Daştan   Eklenme Zamanı : 01.02.2010 01:21:33 devamı >
JAPONYA’DA SESSİZLİK KÜLTÜRÜ
Japon insanının kültür isteminin "yola" ilintisinin "esere" olan ilintisinden daha güçlü oluşu olgusu, onun "alıştırma" (temrin) kavramında da ifadesini bulmuştur. Biz, "alıştırma" denilince; özellikle belirli bir muktedir oluşun, becerinin, bir tekniğin, belirli bir eser hâline gelmesinin eğitimini anlarız ve ancak ikinci plânda, onda bir " egzersiz’ler toplamını görürüz: Bir Japon için de "temrin" ediş belirli bir başarının ele geçirilmesi uğruna iç olgunlaşmanın yolu diye anlaşılır. Belli bir eğitim almak isteyen kişi, alıştırma yapmayı, öylesine ciddiye alır ki, olgun bir insanın karşısına çıktığı zaman alıştırmanın ne olduğunu ve ne olacağım hemen sorar. Alıştırmanın anlamı. Batılı için özellikle "esere" Japon için ise "olgunluğa" dayanır ve bu görüşte genel insancıl bir soruna işaret ediş içindir.
Yazar : Karlfried Durckheim   Eklenme Zamanı : 01.02.2010 01:14:54 devamı >
TEKAMÜLÜN ENGELLERİ
Tekâmüle doğru yol alan insanın önünde sayısız engeller vardır. Bu engellerin bilinmesi onları bertaraf etmenin ilk adımıdır. Problemin çözümü yolundaki ilk adımın, problemin sahih bir şekilde tanımlanması olduğu gibi… Bu engeller, çelişkiler, açmazlar, dengesizlikler ve uçurumların tanımlanması ve somut verilerle ortaya konması, tekâmüle doğru yol almak isteyen insan için hayati önem arz edeceği kanaatindeyim:
Yazar : Ezberbozan   Eklenme Zamanı : 01.02.2010 01:11:49 devamı >
BİLİNCİME SAHİP MİYİM!
Bireyin kendi varlığına şahit olarak yaşaması için bireyde olması gereken unsurlar nelerdir? Yaşıyor olmak sanırım tek başına varlık bilincini açıklamaya yetmiyor. Varlık bilincini açıklamak için nefes alıp vermenin ötesinde şeyler olması gerekir. Varolmakla varlık bilincini elinde tutmak aynı şeyler değildir. Varolabilirsiniz ama bu işe yaradığınız anlamına gelmez. Hem varolup hemde işe yaramamak nasıl mümkündür.
Yazar : Bünyamin ZERAN   Eklenme Zamanı : 17.01.2010 01:37:50 devamı >
İNCİ DAKİKALARI
Sen benim üstüne titrediğim güzel ve yeni Saatim kadar saadetimin gözbebeği zamansın Ben bin parçaya bölündüm her parçasında Her parçasındayım kırkayak sesli boğuk arkadaşlığın Çalkantısız Üniversitenin yalnızlığın ve ağlamanın Erkek ağlar mı diyeceksin Hayberin kapısı ağlar mı erkek ağlar mı Ben yel gibi erkekler ağlar diyorum
Yazar : Sezai Karakoç   Eklenme Zamanı : 17.01.2010 01:36:38 devamı >
AYDINLANMA NEDİR?
Aydınlanma , insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır. Bu ergin olmayış durumu ise, insanın kendi aklını bir başkasının kılavuzluğuna başvurmaksızın kullanamayışıdır. İşte bu ergin olmayışa insan kendi suçu ile düşmüştür; bunun nedenini de aklın kendisinde değil, fakat aklını başkasının kılavuzluğu ve yardımı olmaksızın kullanmak kararlılığını ve yürekliliğini gösteremeyen insanda aramalıdır Sapare Aude! Aklını kendin kullanmak cesaretini göster! Sözü şimdi Aydınlanmanın parolası olmaktadır.
Yazar : Immanuel Kant   Eklenme Zamanı : 17.01.2010 01:27:06 devamı >
AVM’LERDE MESCİD ARAMAK MÜNAFIKLIKTIR
Alışveriş tanrısının âmiri piyasa tanrısı, iman arayışındaki bunalmış kitlelere şöyle sesleniyor: “Ey iman edenler, harcayın ve selâmete erişin; biz ahir zaman tanrıları, aslında hep aynı hakikatten farklı sûretler gösteren birer kristal yüzeyi gibiyiz. Önemli günlerini hediyeleşmeden geçirenler zinhar ziyandadır. Şeytan size, ‘Ne gerek var, tutumlu olalım’ diye sağınızdan ve solunuzdan ve önünüzden ve arkanızdan sinsice yaklaşıp seslenir. İğvasına kapılmayın. Harcayacak kadar kazanabilenler kardeştir. Şimdilik param yok diye ye’se kapılmayın; kredi kartlarınız, sizleri tarağın dişleri gibi eşit kılar. Ne mutlu kartının hakkını verebilene; tüketiniz, mutlak hakikate garkolunuz…”
Yazar : AHMET TURAN ALKAN   Eklenme Zamanı : 17.01.2010 01:23:42 devamı >
ATASOY AĞABEY’İN DİRİ DİRİ 5 VAKTİ!
Eskişehir’de bir "Büyük Doğu" yolcusu Atasoy Müftüoğlu Ağabeye hayatının 5 vaktini sorduk. Harika şeyler söyledi.11 Ocak 2010 Pazartesi 12:19 Atasoy Müftüoğlu… Yeryüzü coğrafyasının büyük üstadı. “Firak”la başlayan yolculuğuna daha nice eserler ekleyerek yürüyen Büyük Doğu yolcusu. Eskişehir’de yaşıyor ama yüreği ve aklı bir bakmışsınız Somali’de, bir bakmışsınız Çeçenistan’da Keşmir’de, Kudüs’te, Kandahar’da, Halep’te, Moro’da, Lion’da, Heidelberg’de, Pekin’de yürüyüşüne devam ediyor. Soluğu hiç kesilmeyen bir atlıdır O; “Önden Giden Atlılar”ın en en soylu olanlarından…
Yazar : Gön: Selim adlı üyemiz   Eklenme Zamanı : 17.01.2010 01:21:28 devamı >

 
::Bir Portre
[HyperLink1]
BİRUNİ (973-1051)
devamı >
::Bir Ayet
De ki: "Size, onlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır." Allah, kullarını hakkıyla görendir. (Bunlar), "Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru" diyenler,Sabredenler, doğru olanlar, huzurunda gönülden boyun büküp divan duranlar, Allah yolunda harcayanlar ve seherlerde (Allah’tan) bağışlanma dileyenlerdir. 3/15,16,17

::Hikmetli Bir Söz
"İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur." Mevlana

::Ne Okuyalım
Asaf Hüseyin’in "Devlet ve Terör" isimli kitabı Pınar yayınlarınca yayımlanmıştır.



Ziyaret Edilme Sayısı : 00174896

iletişim : editor@kimokur.com